27° Parçalı az bulutlu
  • EURO
  • DOLAR

Konut Maliyetlerini Artan Malzeme Fiyatları Yükseltiyor.

Bina maliyetlerini artan malzeme fiyatı yükseltiyor. Yücel Yalçınkaya (ASİAD Genel Başkanı) İnşaat sektörü hem Türkiye ekonomisindeki belirleyici rolü hem de gündelik hayatımızdaki etkin yeri dolayısıyla herkes tarafından takip edilen bir sektör olmuştur. Son yıllarda alıştığımız satış rakamlarına ve yüksek kârlılık oranlarında bir azalma yaşayan inşaat dünyası, sektörün hemen her kesiminin oyuncusu tarafından da eleştiriliyor. Kimisi […]
Ekonomi - 31 Ağustos 2019 17:02 A A

Bina maliyetlerini artan malzeme fiyatı yükseltiyor.

Yücel Yalçınkaya

(ASİAD Genel Başkanı)

İnşaat sektörü hem Türkiye ekonomisindeki belirleyici rolü hem de gündelik hayatımızdaki etkin yeri dolayısıyla herkes tarafından takip edilen bir sektör olmuştur.

Son yıllarda alıştığımız satış rakamlarına ve yüksek kârlılık oranlarında bir azalma yaşayan inşaat dünyası, sektörün hemen her kesiminin oyuncusu tarafından da eleştiriliyor. Kimisi yüksek kredi faizlerinden kimisi şehircilik anlayışı yoksunluğundan kimisi denetim probleminden dertli.

Sektörün bu sorunları temsilcileri tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na, belediyelere zaman zaman iletilse de, bu sorunlar her defasında sadece tek taraflı açıdan ele alınıyor.

İnşaata başlamak için belediyeler tarafından verilen yapı ruhsatı başvuru sayısı ilk 8 ayda yüzde 41 azaldı. İkamet edilen binalarda ise Ocak-Ağustos 2019 döneminde daire sayısı geçen yıla göre, 520 bin adetten 135 bine düştü. Artan maliyetler karşında zor durumda olan sektörün metrekare alanı da aynı dönemde yüzde 75 daraldı. Aynı zamanda maliyetlerin artış ve denetimsizliği sektörü içinden çıkılmaz hale getirmiştir.

Bina maliyetini malzeme fiyatları artırdı

İnşaat maliyetleri 2019 Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 16.10, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 43.36 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 18.37, işçilik endeksi yüzde 0.86 oldu. Ayrıca, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 51’in üzerinde yükseliş kaydetti.

İnşaat malzemeleri beton, çimento, demir ve diğer kalemler konut artışlarına %100 sebep olmuştur. Yaşanılan bu olumsuz durumlar sektörü içinden çıkılmaz hale getirmiştir.

Malzeme fiyat artışı işçilik fiyat artışını katladı.

Bina maliyetlerini artan malzeme fiyatı yükseltiyor. Bunu Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)`in  bu ay açıklanan 2019 yılı Ağustos ayına ait “İnşaat Maliyet Endeksi” verilerinden anlıyoruz.:

SGK borçları İçin Düzenleme

Krizden en fazla etkilenen nşaat sektörü olmuştur, yaşanan ekonomik sıkıntıların devamında müteahhitlerin SGK borçlarını kapatamamalarından dolayı, belediyede işlemlerini yürütemeyecek noktaya gelinmiştir.

Kamu bürokrasisinde yaşanan bazı olumsuz durumlar,  engellemeler, geciktirmeler , yönetmeliklerdeki ani  değişiklikler müteahhitleri canından bezdirmiştir

Kentsel dönüşüm uygulamaları, imar barışının getirdiği bazı  olumsuz sonuçlar sektörü hızla yüksek maliyetlere itmiştir, sektörün güven endeksi diplere inmiştir.Tüm bu sorun ve sonuçlar,  vatandaşla, belediyeleri ve nihayetinde imalatçı olan müteahhitleri karşı karşıya getirmiştir.

Müteahhit ya da vatandaşın belediyelere yapı kullanma izin belgesi için başvurması durumunda belediyelerle sorun yaşanmaktadır.

Sonuç olarak vatandaş mağdur olmakta tapu, iskan, su, doğalgaz ve elektrik işlemlerinde olumsuz durumlarla karşılaşılmaktadır.

Nazım planı

Nazım planı varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihhazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, 1/2000 – 1/5000 ölçeklerde, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır.

Türk ekonomisinin lokomotifi olan konut dünyası, bugüne kadar belediyelerin günlük kararlarla şekillendi. Önce bir konut projesi yapıldı, projenin yolu sonra düşünülmedi, Sağlık ve eğitim alanları proğramlı ve planlı yapılmadı

Kuşkusuz böyle bir kentsel gelişim süreci işlerken bütünsel bir tasarım anlayışından bahsetmek de mümkün değildir. Sonuç olarak, kendi kaderiyle baş başa kalmış şehirler,  siluet tartışmaları ve betonlaşan şehir , yeşili azalan parklarıyla gündeme geldi.

Denetim Yetersizliği

İnşaat sektöründe çok sık okuduğumuz haberlerden biri de işçi ölümleri. Bu ölümlerin neredeyse istisnasız hepsi denetim eksikliği veya uygulama hataları dolayısıyla yaşanıyor. Yani bu ölümler göz göre göre yaşanıyor. Standartları uygun koşullarda olmayan asansörler düşüyor, güvenlik tedbirleri alınmayan projelerde işçiler yaralanıyor. Dolayısıyla, sadece iş güvenliği için yapı ruhsatı veren belediye tarafından değil bağımsız denetçiler tarafından yapılacak denetim şart. İşçi eğitimleri çok yakında yasalaşacağı için bu konu için şimdilik bekleme sürecindeyiz.

Kentsel Dönüşüm kaosu

Kentsel dönüşüm projelerinin neredeyse %90’ı lüks konut kategorisinde olan ve sadece o günün koşullarıyla günü birlik kararlar neticesinde gerçekleştirilen projeler. Oysa kentsel dönüşüm Türkiye’de bir zorunluluk. Hasarlı veya yaşlı binaların olduğu bölgelerdeki kentsel dönüşüm çalışmalarına bir türlü başlanamazken ne hikmetse markalı konutların üretildiği bölgelerde projeler gerçekleştirildi bile.

Buna istinaden özellike imar barışıyla beraber depreme dayanıklı olmayan konutlar ,gelecek ile ilgili büyük endişeler oluşturmaktadır

KDV oranları ve harçlar

Kentsel dönüşüm bölgelerinde geliştirilmemiş olsa da Türkiye’de konut bir ihtiyaç. Belirli bir fiyatın altında kalan konutlarda, özellikle yeni konutları da teşvik amacıyla KDV oranları mutlaka düşürülmeli, harçlar yeniden değerlendirilmeli. Orta ve alt gelir grubuna zaten geliştirilemeyen projeler için bir de yüksek harçlar, KDV tutarları uygulanmamalı.

Yeşil binalar ve teşvik

Dünyada enerji tasarruflu, karbon ayak izi hesabı yapılan yeşil binaların sayısı aritmetik olarak artıyor. Türkiye’de ise yeşil bina yapmak hem maliyetli hem çok daha zahmetli. Eğer bu konudaki çevre duyarlılığı doğru anlatılıp teşvik edilirse yeşil alanların yerine yapılan beton binaların da çevreye verdiği zarar nötralize edilmiş olur.

Bu sebeple Türkiye’nin Ekonomik dinamizmi oluşturan inşaat sektörü canlandıkça Türk Ekonomisinin de iyileşeceği görülecektir. Bahsi geçen çözüm önerimiz bekletilmeksizin bir an önce eylem planına ihtiyaç duyulmaktadır.

Sayın Cumhur Başkanımızın konuyla ilgili olarak olumlu çalışmalar yaptığını biliyoruz,yerli ve milli ekonomimizin lokomotif olan inşaat sektörünün iyileşeceği umudunu hala taşımaktayız.

İnşaat sektörünün ekonomik sıkıntı içerisinde can suyuna ihtiyacı vardır. Elbette bu tür yasal düzenlemeler sektörü krizden çıkarmayacaktır, geçici bir süre de olsa nefes almasını sağlayacaktır.

Yücel Yalçınkaya

(Yalçınkaya İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı)

(ASİAD Genel Başkanı)

[email protected]

Bu haber 295 kez okundu.
Ekonomi - 17:02 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Beni Twitter’da takip et
%d blogcu bunu beğendi: